- Mehmet Ali ALBAYRAK
- 12.07.2025
Yükleniyor
dillerinde kalan
sıvazlanırken sırtlarımız
yaldızın tatlı cilvesiyle
senden eksilttiler
benim o en çok aradığımı
onlar ki
hicapsız nikaplılar
zikrederek ilerliyorlar
vaftizliğe doğru emin adımlarla
dillerinde yalnız
amilaz olarak kaldın
midelerine inmedi
hiçbir sözün
sonra boyadılar seni yeşile
raflara kaldırdılar adını
kanlı güllerle avuttular kısırlıklarını
ve sonra senin bakışların
yine aynı boşluğa
bana direnmeyi öğütleyen göğe
sen ona
ben sana
mahrumum efendim
kirpiğindeki o menfezlere
tanrıdan armağandı
ve yalın bir hakikat taşıyordu
fakat bir mana ifade etmedi
doyumsuz havvakızı ve ademoğlunun
hiçlikten doğan
o duvaklı bakışlarına
varsın, telef olsun etimiz ve kemiğimiz
biz
senle ben
yine o geniş boşluğa dalalım
ne yeşil raflar kurtarır bizi artık
ne de kirpiğine değemediğim o ıslaklık
gök orada durur efendim
gök bizimdir
direnenlerin.
Hatice Yıldırımtepe
Yorumlar:
Yorum Yazabilirsiniz.