DİLLERİNDE KALAN


DİLLERİNDE KALAN

dillerinde kalan

 

sıvazlanırken sırtlarımız
yaldızın tatlı cilvesiyle
senden eksilttiler
benim o en çok aradığımı

 

onlar ki
hicapsız nikaplılar

zikrederek ilerliyorlar
vaftizliğe doğru emin adımlarla

 

dillerinde yalnız
amilaz olarak kaldın
midelerine inmedi
hiçbir sözün

 

sonra boyadılar seni yeşile
raflara kaldırdılar adını

kanlı güllerle avuttular kısırlıklarını

 

ve sonra senin bakışların
yine aynı boşluğa
bana direnmeyi öğütleyen göğe
sen ona
ben sana
mahrumum efendim
kirpiğindeki o menfezlere 

 

tanrıdan armağandı
ve yalın bir hakikat taşıyordu
fakat bir mana ifade etmedi
doyumsuz havvakızı ve ademoğlunun
hiçlikten doğan
o duvaklı bakışlarına

 

varsın, telef olsun etimiz ve kemiğimiz
biz
senle ben
yine o geniş boşluğa dalalım
ne yeşil raflar kurtarır bizi artık
ne de kirpiğine değemediğim o ıslaklık
gök orada durur efendim
gök bizimdir
direnenlerin.

 

Hatice Yıldırımtepe

 

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar