- dobralı hasan ve yakışıklı mehmed ali
- 11.07.2025
Yükleniyor
dünya evine girdi deriz evlenip barklananlarımızın ardından. nedir dünya? nedir oradaki ev? ağzımızdan çıkan sözleri nerelerden süzüp getirdik de ezber ettik? türk yazısını yitirdi yitireli ezbere konuştuk. bunu konuşmalarımızın sosyal bir anlaşma zemini üretmemiş olmasından anlamayacaksak bugün türkiyede müzik namına üretilen necis şeylerin hiçbir yaramıza merhem olmamasından da anlayabilirdik. iş o halde ki buradan dahi anlaşılamayacak bir düşüklüğe irtica ettik. yine de biz türklerin gerçekçi bir millet olduğunun deyişlerine yükledikleri anlamlarla da mücehhez olduğunu da buraya derc edelim. dünya işleri deriz. yani menfi bir anlamla deriz bunu. dünya hali deriz. hoşlanmadığımız hallerimize. dünya devleti deriz. hegemonyasını zulüm üzere pekiştiren devlet yönetimleri için. dünya görüşü deriz. hatta buna saygılıyızdır da. ağlatır bizi küpeşteler… dünya malı deriz. hemen peşinden dünya da kalır deriz. hikmetli bir söz etme rolünün müptelaları olarak… amerikayı keşfedince “yenidünya-new world” demiş gavurlar. biz türkler ise altı-üstü malta eriğine yenidünya demişiz. dünyayı bir yerlerinden sevmediğimiz besbellicedir. yakın geçmişten bugüne birçok ticari işletme (berberinden dürümcüsüne ayakkabıcısından emlakçısına) bilmem ne dünyası deyu ticari unvanı benimseyip tabela yapmakta. faizden başka hiçbir şeyle dönmeyen kapitalist ticari hayattan adamakıllı manayı haiz bir işletme unvanı çıkmasını da beklemeyeceğiz. Bunların hiçbirini etimolojik romantizm için yazmıyoruz. dünya kelimesinin kur'an'dan türkçeye vasıl olduğunu biliyoruz. arapçada “aşağı”, “daha aşağı”, “daha aşağıda ve beride olan”, “ötede olan” gibi manaları mücehhezdir. teknik detaylara ilim sahipleri haizdir. ama şunu biliriz ki türkçeye dünya sözünü ithal eden türkçeyi kuran medrese alimlerimiz la rahate fid dünya (ﻻ راحة في الدنيا) hadisiyle bize ulaştırılan manaya sadakat göstermişlerdir. ötede olan yere düşmüş olmaklığımızla asıl rahatın yurdu olan ahirete ve cennete kavuşma ümidiyle bu dünya yurdunda tamamlanmış olan güzel ahlakın peşi sıra yürümek ve amellerimizi, işlerimizi, hareketlerimizi bu tarlada sürmekle ya da sürmemekle bir netice elde edeceğiz.
marcus aurelius güzellikle ilgili “her şeyin kendine özgü bir güzelliği, bizzat kendisinden gelen ve eksiksiz bir güzelliği vardır; övgü bu güzelliğin bir parçası değildir. Övgü, övülen şeyi ne daha kötü, ne de muhteşem yapar. Bunu herkesin güzel saydığı şeyler için de söylüyorum. Güzel olan bir şeyin başka bir şeye ihtiyacı var mıdır? Yasa, gerçek, saygınlık, cömertlik gibi. Bunların hangileri övüldüğü için iyidir, ya da hangisi yerildiği için mahvolmuştur? zümrüt çirkinleşir mi övgüler düzülmezse? ya altın, fildişi, mor renk, lir, hançer, çiçekler, çalılar?” böyle şeyler söylemiş. müslümanlar (akılları başlarında olanları) güzeli soldurmamak ve yaşatmak için övgünün asıl sahibinden başka bir yerden ne gözleriyle bir şey işitmek ne de kulaklarıyla bir şey görmek isterler. güzeli kurtarmak başa düştüğünde canından perva etmeyen müslümanlara türkler dersek ne güzel bir şey söyleyerek güzeli bir kere daha kurtarmış oluruz. tabi biz türkler’in aklına hangi yılanlarca “yasa, altın, zümrüt” gibi şeylerin güzel olduğu bilgisi yerleştirildi sualine işaret koyarak konuyu uzatmayacağız. haftanın betonstarını seçelim artık.
serimizin takipçileri serimizde genellikle modernlik iddiasıyla başımıza bela edilen cami binalarının çirkinliğine huruç ettiğimizi bilir. tabi modernliğin batıcılık olarak anlaşılması yanılgısı üzerinden başımıza bela edilen tek çirkin ve muzır yapılar camiler değil. ondan daha da iğrenç ve muzır olan saha ise sanat adıyla kakalanan heykel ve anıt işleri. nerede sanat nerede bu pis şeyleri sanat diye üttürenler diyerek haftanın betonstarını adana ilimizin türkkuşu kavşağında açılan adana heykel park nam şeyi seçtik. şey diyoruz ne olduğu ne idüğü belli olamayan şeylere. dünyaca ünlü 15 heykeltıraşın hünerlerini (!) sergiletmişler bu parkta. çoluk çocukla asla girilemeyecek olan bu parktaki heykellerin belirli aralıklarla adana’nın çeşitli muhitlerine taşınarak da sergileneceği beyan edilmiş. bu üstün hizmet anlayışının sahibi adana büyükşehir belediyesine yüreğimizin en derininden gelen en keskin duygularımızı armağan ediyoruz. bu iğrençliklere, ahlaksızlıklara olur verenlerin merak ediyoruz hiç çoluğu, çocuğu, karısı, kızı, aklı başında eşi-dostu yok mu? gözlerimiz ve kulaklarımız, bu avret yerlerini reklam eden rezil putları şehre bevleden belediyenin önünde parçalayacak kahraman adanalıların sülbünden gelenlerin getireceği hayırlı haberlerde.

biz yine de modern (!) sanat müptelaları için avret mahalleri putlarının yer aldığı heykel park’ın lokasyonunu şuraya iliştirelim. meraklısı gidip görsün. belki hoşlarına da gider…
Yorumlar:
Yorum Yazabilirsiniz.