Vesîletü'n Necât 4 - Faslun fî Teselsüli İntikâli Nûri'n-Nebî Aleyhi Ekmeli't-Tahiyyât


Vesîletü'n Necât 4 - Faslun fî Teselsüli İntikâli Nûri'n-Nebî Aleyhi Ekmeli't-Tahiyyât

Resim ve Ressam: Karacaahmet, Nazmi Ziya GÜRAN

 

 

حق تعالى چون ياراتدى آدمى
قيلدى آدمله مزين عالمى

 

آدمه قيلدى فرشته‌لر سجود
هم آڭا چوق قیلدی اول لطف اِسّی جود

 

مصطفی نورينی آلننده قودی
بیل حبیبم نوریدر بو نور دیدی

 

قیلدی اول نور آنڭ آلننده قرار
قالدی آنڭ ايله نيجه روزگار

 

صوڭره حوا آلننه نقل ايتدى بيل
طوردى آنده دخى نيجه آى و ييل

 

شيت طوغدى آڭا نقل ايتدى بو نور
آنڭ آلننده تجلى قيلدى نور

 

ايردى ابراهيم و اسماعيله هم
سوز اوزانور گل قالانن دیر ايسم

 

اشبو رسم ايله مسلسل متصل
تا اولونجه مصطفى‌یه منتقل

 

گلدى چون اول رحمة للعالمين
واردى نور آنده قرار ايتدى همين

 

طوت قولاق اصافنه اى يار دين
بيله‌سڭ كيمدر او فخر المرسلين

 

 

 

مُزَيَّن: سوسلنمش.
فَرِشتَه‌لَر: مَلكلر.
سُجود: سجده ايتمك.
لُطف اِسّى: لطف صاحبى.
جود: جومردلك.
روزِگار: زمان.
رَسم ايله: ... شكلده.
مُسَلسَل مُتَّصِل: بربرى آردنجه، بربرينه باغلى.
مُنتَقِل: انتقال ايدن.
رَحمَةً لِلعالَمين: عالَملره رحمت اولارق.
هَمين: همان، درحال.
اَوصاف: وصفلر،  
فَخرُ المُرسَلين: بوتون پيغمبرلرڭ اوگوندیگی.

 

 

Faslun fî Teselsüli İntikâli Nûri'n-Nebî

Aleyhi Ekmeli't-Tahiyyât

 

Hak teâlâ çün yaratdı Âdem'i
Kıldı Âdem’le müzeyyen âlemi

 

Âdem'e kıldı feriştehler sücûd
Hem ana çok kıldı ol lutf ıssı cûd

 

Mustafâ nûrunu alnında kodu
Bil habîbim nûrudur bu nûr dedi

 

Kıldı ol nûr anın alnında karâr
Kaldı anın ile nice rûzigâr

 

Sonra Havvâ alnına nakl etdi bil
Durdu anda dahi nice ay u yıl

 

Şît doğdu ana nakl etdi bu nûr
Anın alnında tecellî kıldı nûr

 

Erdi İbrâhim ü İsmâîl'e hem
Söz uzanur ger kalanın der isem

 

İşbu resm ile müselsel muttasıl
Tâ olunca Mustafâ'ya müntakil

 

Geldi çün ol rahmeten li'l-âlemin
Vardı nûr anda karar etdi hemîn

 

Tut kulak evsâfına ey yâr-ı dîn
Bilesin kimdir o fahru'l-mürselîn

 

 

Müzeyyen: Süslenmiş.
Feriştehler: Melekler.
Sücûd: Secde etmek.
Lutf ıssı: Lütuf sahibi.
Cûd: Cömertlik.
Rûzigâr: Zaman.

 

Resm ile: ... Şekilde.
Müselsel muttasıl: Birbiri ardınca, birbirine bağlı.
Müntakil: İntikal eden.
Rahmeten li'l-âlemîn: Alemlere rahmet olarak.
Hemîn: Hemen, derhal.
Evsâf: Vasıflar, özellikler.
Fahru'l-mürselîn: Bütün peygamberlerin övündüğü.

 

Kaynak:
Süleyman Çelebi ve Mevlid  - Bilal Kemikli (2018 Mart-İstanbul) Türkçeyi Kuranlar Serisi KETEBE Yayınları Sayfa: 32

Eskimez Yazıya Çeviren: Kerem KUMSEL
Tashih: Hüseyin SAYKILI

 

Yorumlar:

Yorum Yazabilirsiniz.

Mail adresiniz gizli kalacaktır. Lütfen bütün alanları doldurun. *


Benzer Bloglar